Anatomi ve işlev

Parotis bezi kulak kepçesinin önünde ve altında, çene kemiğinin arkasında yer alır; kanalı yanağın içinden üst ikinci azı dişinin hizasına açılır. Yüz kaslarını çalıştıran yüz siniri, parotis bezinin içinden geçerek dallanır; bu yüzden parotis cerrahisinin en önemli konusu bu sinirin korunmasıdır. Submandibular bez çene kemiğinin altında, dil sinirine komşu konumdadır; kanalı dil altında, ağız tabanının önüne açılır. Sublingual bez ağız tabanında dilin altında uzanır. Küçük tükürük bezleri dudak, yanak, damak ve dil mukozasına dağılmıştır.

Tükürük, sindirim enzimleri, koruyucu antikorlar ve minerallerle diş yüzeyini onarır, ağız florasını dengeler, lokmayı kayganlaştırır ve tat duyusunu mümkün kılar. Akış azaldığında ağız kuruluğu, diş çürükleri, yutma zorluğu ve bez iltihapları ortaya çıkar.

Tıkayıcı hastalıklar: taş, darlık ve kistler

Taş (sialolitiazis): Kanal içinde mineral çökeltisi olarak başlar ve yıllar içinde büyür. Submandibular bezde daha sık görülmesinin nedeni kanalının yukarı doğru ve uzun seyretmesi ile tükürüğünün daha koyu ve kalsiyumdan zengin olmasıdır. Yemekle şişme ve ağrı tipiktir; taş kanal ağzına yakınsa ağız tabanında ele gelebilir. Ultrasonografi taşların büyük çoğunluğunu gösterir; kuşkulu olgularda düşük doz tomografi ya da kanala kamera ile girilerek doğrudan görüntüleme (sialendoskopi) yapılır.

Kanal darlığı: Geçirilmiş iltihaplar, taş ya da radyoterapi sonrası kanalda daralma gelişebilir; taş olmadan tekrarlayan şişme yapar. Sialendoskopi ile darlık balonla genişletilebilir.

Mukosel ve ranula: Küçük bir tükürük bezinin kanalının tıkanmasıyla oluşan içi tükürük dolu kistlerdir. Dudakta küçük, şeffaf bir kabarcık olarak (mukosel) ya da ağız tabanında mavimsi bir şişlik olarak (ranula) görülür; tedavisi kistin ilgili bezle birlikte çıkarılmasıdır.

İltihaplar

Akut bakteriyel sialadenit: Çoğunlukla parotiste, tükürük akışının azaldığı durumlarda (susuz kalma, ameliyat sonrası dönem, ileri yaş, idrar söktürücü ve antidepresan gibi ilaçlar) gelişir. Bez ağrılı, sert ve kızarıktır; kanal ağzından iltihap gelir, ateş eşlik edebilir. Tedavi antibiyotik, bol sıvı, ılık kompres, bez masajı ve tükürük akışını artıran önlemlerdir. Apse geliştiğinde ultrasonografi eşliğinde boşaltılır.

Viral sialadenit: Kabakulak virüsü iki taraflı, ağrılı parotis şişliğiyle seyreder ve kendiliğinden geçer; aşılama sayesinde günümüzde seyrektir. Diğer bazı virüsler de bezleri geçici olarak büyütebilir.

Kronik tekrarlayan sialadenit: Sık tekrarlayan ataklar bez dokusunda kalıcı hasar yapar; altta taş ya da darlık aranır. Çocuklarda görülen tekrarlayan parotit genellikle ergenlikle birlikte kendiliğinden düzelir; ataklar sırasında destekleyici tedavi ve gerekirse sialendoskopi ile kanal yıkaması uygulanır.

Sistemik ve otoimmün nedenler

Sjögren sendromu, bağışıklık sisteminin tükürük ve gözyaşı bezlerine saldırdığı, ağız ve göz kuruluğuyla seyreden bir hastalıktır; bezler iki taraflı ve ağrısız büyüyebilir, lenfoma riski nedeniyle düzenli izlenir. IgG4 ilişkili hastalık ve sarkoidoz bezleri ağrısız büyütebilir. Sialadenoz ise şeker hastalığı, alkol kullanımı, yeme bozuklukları ve bazı ilaçlara bağlı, iki taraflı, yumuşak ve ağrısız parotis büyümesidir. Bu tablolarda tanı kan tetkikleri, ultrasonografi ve gerektiğinde dudak küçük tükürük bezi biyopsisiyle konur; tedavi ilgili bölümlerle (romatoloji, dahiliye) birlikte planlanır.

Tümörler

Tükürük bezi tümörleri baş-boyun tümörlerinin yaklaşık yüzde 3–6'sını oluşturur; büyük bölümü parotiste yerleşir. Basit bir kural vardır: bez küçüldükçe kötü huylu olasılığı artar. Parotis tümörlerinin yaklaşık yüzde 80'i, submandibular bez tümörlerinin yaklaşık yarısı iyi huyludur; küçük tükürük bezi tümörlerinin çoğunluğu ise kötü huyludur.

İyi huylu tümörler: En sık görülen pleomorfik adenomdur; yavaş büyür, ağrısızdır, ancak tedavi edilmezse yıllar içinde büyümeye devam eder ve küçük bir bölümü kötü huylu dönüşüm gösterir. Warthin tümörü daha çok ileri yaşta ve sigara içenlerde görülür, bazen iki taraflı olabilir ve kötüleşme riski çok düşüktür.

Kötü huylu tümörler: Mukoepidermoid karsinom ve adenoid kistik karsinom en sık görülenlerdir. Hızlı büyüme, ağrı, ciltte yapışıklık ya da ülser, yüz sinirinde güçsüzlük, boyunda lenf bezi büyümesi ve ağız açmada kısıtlılık kötü huylu tümör açısından uyarıcı bulgulardır. Ancak kötü huylu tümörlerin önemli bir kısmı başlangıçta iyi huylularla aynı görünümdedir; bu nedenle her kitle biyopsiyle değerlendirilir.

Tanı süreci

Muayene: Bezin ve kitlenin büyüklüğü, kıvamı, hareketliliği, kanal ağzından gelen tükürüğün niteliği, yüz sinirinin işlevi ve boyun lenf bezleri değerlendirilir; ağız tabanı iki elle muayene edilerek taş aranır.

Ultrasonografi: İlk basamak görüntülemedir; taşları, kanal genişlemesini, kitlenin sınırlarını ve boyun lenf bezlerini gösterir, biyopsiye rehberlik eder.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi: Kitlelerde ince bir iğneyle hücre örneği alınmasıdır; tümörün iyi ya da kötü huylu olduğunu yüksek doğrulukla ayırt eder ve ameliyat planını belirler. Kitle üzerinden kesi ile parça alınması (insizyonel biyopsi) tümör hücrelerinin çevre dokuya ekilmesine ve yüz sinirinin zarar görmesine yol açabileceğinden yapılmaz.

MR ve tomografi: Derin yerleşimli, büyük ya da kötü huylu olduğundan şüphelenilen kitlelerde tümörün sınırlarını, yüz siniriyle ilişkisini ve boyun yayılımını göstermek için istenir.

Sialendoskopi: Kanal ağzından ilerletilen bir milimetreden ince bir kamerayla kanal sistemi doğrudan görülür; taş, darlık ve tıkaçlar aynı seansta tedavi edilebilir.

Tedavi

Taş ve tıkanıklıklarda

Küçük ve kanal ağzına yakın taşlar tükürük akışını artıran önlemler ve masajla düşebilir. Ağız içinden görülebilen taşlar lokal anesteziyle kanal açılarak çıkarılır. Daha derindeki taşlarda sialendoskopi ile taş sepetle yakalanır ya da parçalanarak alınır; bu yöntem bezin korunmasını sağlar. Çok büyük, bezin içine gömülü taşlarda ya da tekrarlayan iltihapla bez dokusu hasar görmüşse bezin çıkarılması gerekebilir.

Tümörlerde cerrahi

Parotis tümörlerinde standart tedavi, tümörün etrafında sağlam doku payı bırakılarak bezin ilgili bölümünün çıkarılmasıdır (yüzeyel ya da kısmi parotidektomi); derin yerleşimli tümörlerde bezin tamamı alınır. Ameliyatın en önemli aşaması yüz sinirinin dallarının bulunup korunmasıdır; bu amaçla ameliyat sırasında sinir monitörü kullanılır. Kesi kulak önünden başlayıp saç çizgisi ve boyun kıvrımına gizlenir. Submandibular bezde bez bir bütün olarak, çene altındaki bir kesiyle çıkarılır; burada korunması gereken yapılar alt dudağı hareket ettiren sinir dalı ile dilin duyu ve hareket sinirleridir. Kötü huylu tümörlerde tümörün tipine ve evresine göre boyun lenf bezlerinin de çıkarılması ve ameliyat sonrası radyoterapi eklenir.

Ameliyat sonrası ve olası sorunlar

Hastanede kalış genellikle bir–iki gündür; dren birkaç gün içinde alınır. Parotidektomi sonrası yüz sinirinde geçici güçsüzlük hastaların bir bölümünde görülür ve çoğunlukla haftalar içinde düzelir; kalıcı hasar iyi huylu tümör ameliyatlarında nadirdir. Kulak memesinde uyuşukluk sık ve genellikle geçicidir. Frey sendromu, ameliyattan aylar sonra yemek yerken yanakta terleme ve kızarma ile kendini gösteren, botulinum toksini ile kolayca tedavi edilen bir durumdur. Tükürük birikmesi ya da fistülü çoğunlukla pansuman ve baskıyla düzelir. Bir bezin alınması ağız kuruluğuna yol açmaz; kalan bezler yeterli tükürük üretir.

Takip

İyi huylu tümör çıkarıldıktan sonra ilk yıl birkaç kez, ardından yıllık muayene yeterlidir; pleomorfik adenomda nüks nadir ancak geç ortaya çıkabileceğinden uzun süreli izlem önerilir. Kötü huylu tümörlerde ilk yıllarda daha sık muayene ve görüntüleme yapılır. Taş hastalarında beslenme ve sıvı alımı düzenlenir; tekrarlayan yakınmada kanal yeniden değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Her tükürük bezi kitlesi kanser midir? Hayır; parotisteki kitlelerin büyük çoğunluğu iyi huyludur. Ancak iyi huylu tümörler de büyüdüğü ve bazıları zamanla değişebildiği için ince iğne biyopsisiyle tanı konur ve genellikle çıkarılır.

Taş kendiliğinden düşer mi? Küçük ve kanal ağzına yakın taşlar bol sıvı, ekşi gıdalar ve masajla düşebilir. Birkaç haftada düşmeyen ya da iltihaba yol açan taşlar için girişim gerekir.

Bez alınınca ağzım kurur mu? Hayır. Altı büyük bezden birinin alınması tükürük miktarını fark edilir biçimde azaltmaz.

Ameliyat izi belli olur mu? Parotis kesisi kulak önü kıvrımı ve saç çizgisi boyunca, submandibular kesi boyun kıvrımına yerleştirilir; iyileştikten sonra genellikle fark edilmez.

Çocuğumun kulak önü ara ara şişiyor, ne yapmalıyım? Çocuklarda tekrarlayan parotit çoğunlukla kendiliğinden düzelen bir tablodur; yine de her atak muayene edilmeli, taş ya da başka bir neden dışlanmalıdır.

Kabakulak aşısı olduysam bez iltihabı geçirmez miyim? Aşı kabakulağa karşı korur; bakteriyel iltihap, taş ve tümörler aşıyla ilgisiz olduğundan bu hastalıklar yine görülebilir.

Özet bilgiye dönmek için:

Kısa yazıya dön

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Kaynaklar
  1. Wilson KF, Meier JD, Ward PD. Salivary gland disorders. Am Fam Physician 2014. PubMed
  2. Sood S, McGurk M, Vaz F. Management of salivary gland tumours: United Kingdom National Multidisciplinary Guidelines. J Laryngol Otol 2016. PubMed
  3. Koch M, Zenk J, Iro H. Algorithms for treatment of salivary gland obstructions. Otolaryngol Clin North Am 2009. PubMed