Nazal siklus nedir?
Burnun iç yüzeyi mukoza adı verilen ince bir zarla kaplıdır. Burnun yan duvarlarındaki burun etlerinin (konkalar), özellikle de alt konkaların ve burun orta bölmesinin (septum) mukozasının altında, kanla dolup boşalabilen süngerimsi bir toplardamar ağı bulunur. Bu ağ kanla dolduğunda mukoza kabarır ve o taraftaki hava yolu daralır; boşaldığında mukoza iner ve hava yolu genişler.
Nazal siklus, bu şişip inmenin gün boyunca kendiliğinden ve iki tarafta sırayla olmasıdır: bir taraf şişip daralırken diğer taraf inip açılır, bir süre sonra roller değişir. Bu döngüyü bilimsel olarak ilk kez 1895'te Alman hekim Richard Kayser tanımlamıştır; yani nazal siklus yüzyılı aşkın süredir bilinen, burnun normal işleyişinin bir parçasıdır.
Döngünün ideal biçiminde bir taraf daralırken diğeri aynı ölçüde açıldığı için burundan geçen toplam hava pek değişmez. Sağlıklı burunlarda yapılan ölçümlerde de iki tarafın birlikte gösterdiği direnç gün içinde ve farklı yatış pozisyonlarında fazla değişmemiştir. Bu nedenle insanlar çoğu zaman kendi burun döngülerinin farkında değildir.
Döngüyü ne yönetir?
Burun içindeki damar ağının ne kadar dolu olacağını, kalp atışı, terleme ve sindirim gibi istemimiz dışında çalışan işlevleri yöneten otonom sinir sistemi belirler. Bu sistemin “sempatik” kolu burun damarlarını sürekli bir miktar büzülü tutar. Bir tarafta bu etki azaldığında o taraftaki damar ağı dolar ve burun eti şişer; diğer tarafta etki artar ve burun eti iner. İki taraf arasındaki bu karşılıklı değişimin beynin derin bölgelerinden, özellikle hipotalamustan yönetildiği düşünülmektedir; ancak tam mekanizması hâlâ araştırılmaktadır.
Aynı sinir sistemi başka durumlarda da burnu etkiler. Örneğin tempolu yürüyüş ya da spor sırasında burnunuzun açıldığını hissetmenizin nedeni, egzersizin sempatik etkiyi artırarak burun içindeki şişliği azaltmasıdır.
Döngü ne işe yarar?
Nazal siklusun neden var olduğu tam olarak bilinmemektedir. Öne sürülen açıklamalardan birine göre şişmiş, daralmış taraf bu sırada bir tür dinlenme evresindedir: burada hava daha yavaş geçer, burun salgısının nemi yenilenir ve yakalanan toz ve mikroplar daha kolay temizlenir. Açık taraf ise o sırada solunan havanın ısıtılması ve nemlendirilmesi işini üstlenir. Damar ağının sırayla dolup boşalmasının, burnun savunmasına katkıda bulunan salgıların oluşmasına yardımcı olduğu da düşünülmektedir. Kısacası döngü, burnun iki tarafının sırayla çalışıp sırayla dinlenmesine benzetilebilir.
Herkeste aynı mı?
Hayır. Kaynaklarda yetişkinlerin büyük bölümünde böyle bir döngü bulunduğu belirtilir; ancak iki tarafın gerçekten düzenli ve karşılıklı biçimde yer değiştirdiği kişilerin oranı daha düşüktür. Bazı kişilerde iki taraf birlikte şişip iner, bazılarında belirgin bir düzen görülmez. Aynı kişide döngünün biçimi zaman içinde değişebilir.
Döngünün süresi de kişiden kişiye ve aynı kişide günden güne değişir. Çalışmalarda bir tarafın baskın kaldığı sürenin yarım saatten birkaç saate kadar uzandığı bildirilmiştir. Burun hava akımının 24 saat boyunca kaydedildiği bir çalışmada döngü uykuda uyanıklığa göre daha uzun sürmüştür.
Döngü yaşla da değişir. Doğumda genellikle yoktur ya da nadirdir; tam olarak hangi yaşta başladığı bilinmemekle birlikte çocukluk döneminde ortaya çıkar. Çocuklarda döngüler yetişkinlere göre daha kısa olabilir ve bazı çalışmalarda çocuklarda iki tarafın birlikte değiştiği görülmüştür. İleri yaşlarda ise iki taraf arasındaki düzenli yer değiştirme azalabilir.
Yatarken burunda neler olur?
Sırtüstü yatınca
Oturur ya da ayakta dururken yer çekimi, baş ve boyundaki toplardamar kanının kalbe dönmesine yardımcı olur. Sırtüstü yattığınızda bu toplardamarlardaki basınç artar ve burun içindeki damar ağı biraz daha dolar. Bu nedenle yatınca burun genel olarak bir miktar daha tıkalı hissedilir. Sağlıklı burunlarda bu fark çoğunlukla küçüktür; burun içi zaten şiş ya da dar olan kişilerde ise daha belirgin olabilir. Yatarken döngünün şişip inme miktarı da artabilir.
Yan yatınca
Yan yattığınızda alttaki burun boşluğu genellikle belirgin olarak daralır, üstteki ise açılır. Bunun yalnızca yer çekimiyle açıklanamadığı gösterilmiştir: araştırmacılar sırtüstü yatan kişilerde gövdenin ya da kol ve bacakların bir yanına bası uyguladığında da aynı taraftaki burun boşluğunun daraldığını, karşı tarafın açıldığını görmüştür. Bu, vücudun bir yanına binen basıncı algılayan sinirlerle başlayan bir refleksin burun içindeki damar ağını etkilediğini düşündürür. Bu değişimde yalnızca başın değil, tüm vücudun pozisyonunun önemli olduğu görülmektedir; yani burnunuzdaki değişimde başınızı çevirmenizden çok gövdenizle bir yana dönmeniz rol oynar.
Öbür yana döndüğünüzde bu kez çoğu zaman yeni alttaki taraf tıkanır, üstteki açılır; gece fark ettiğiniz “burnum taraf değiştiriyor” hissi budur. Burun hava akımının 24 saat boyunca kaydedildiği bir çalışmada da yan yatıldığında üstteki burun deliğinden daha fazla hava geçtiği görülmüştür. Aynı tarafta uzun süre kalındığında ise döngü kendiliğinden yeniden devreye girebilir ve bir süre sonra burnunuzun hangi tarafının açık olduğu yine değişebilir.
Neden bazı kişiler daha çok fark eder?
Nazal siklus kendi başına çoğu zaman rahatsız edici bir tıkanıklığa yol açmaz; onu belirgin hâle getiren genellikle burnun bir ya da iki tarafındaki ek bir darlık ya da şişliktir. Sağlıklı bir burunda döngü sırasında bir taraf şiştiğinde diğer taraf havayı rahatça taşır. Bir taraf yapısal olarak darsa, döngünün şişme evresi “iyi” tarafa geldiğinde dar taraf bunu karşılayamaz ve iki taraf birden tıkalıymış gibi hissedilir; döngü öbür tarafa geçtiğinde ise rahatlama olur. Ölçümlerde de sabit, tek taraflı darlığı olan burunlarda iki tarafın toplam direncinin döngüye bağlı olarak dönem dönem belirgin biçimde yükseldiği görülmüştür.
Septum deviasyonu
Burun orta bölmesinin bir tarafa eğri olması o tarafı daraltır. Uzun süredir tek taraflı tıkanıklığı olan kişiler buna alışabilir ve şikâyetlerini çoğu zaman ancak açık taraf da tıkandığında, örneğin döngü sırasında, yan yattıklarında ya da nezle olduklarında fark eder. Yıllar içinde geniş taraftaki burun eti boşluğu doldurmak için büyüyebilir; ölçümlerde döngüdeki şişip inmenin de bu geniş tarafta daha belirgin olduğu görülmüştür (septum deviasyonu).
Konka hipertrofisi
Burun etlerinin ilaçla gerilemeyen büyümesinde döngünün olağan şişmesi zaten dar olan hava yoluna eklenir ve tıkanıklık daha kolay hissedilir. Bu kişilerde tıkanıklık çoğu zaman iki taraflıdır, gece yatınca artar ve yan yatıldığında alttaki taraf tıkanır (konka hipertrofisi).
Alerjik rinit
Alerjik iltihap burun etlerini şişirir ve döngünün şişip inme miktarını artırabilir. Ev tozu akarları yatak ve yastıklarda yaşadığı için akar alerjisi olan kişilerde yakınmalar özellikle yatakta artabilir (alerjik rinit).
Nezle ve sinüzit
Soğuk algınlığı sırasında burun mukozası iltihaplanır ve döngünün şişme evresindeki taraf her zamankinden daha çok tıkanır; çalışmalarda üst solunum yolu enfeksiyonlarında döngüdeki şişip inme miktarının arttığı bildirilmiştir. Bu nedenle nezleyken burnunuzun bir o taraftan bir bu taraftan tıkandığını daha çok fark edersiniz; nezle geçtikçe bu da azalır. Uzun süren tıkanıklığa koyu akıntı, yüzde dolgunluk ve koku almada azalma eşlik ediyorsa sinüzit açısından değerlendirme gerekir (sinüzit).
Burun açıcı sprey kullanımı
Burun açıcı spreyler yalnızca kısa süreli rahatlama sağlar. Düzenli ve uzun süre kullanıldığında etkisi geçtikçe burun mukozası daha çok şişer ve kişi spreyi giderek daha sık kullanmaya başlar. Bu kısır döngüde gece tıkanıklığı ve yatınca taraf değiştiren tıkanıklık çok daha belirgin hissedilir (burun spreyi bağımlılığı).
Gebelik ve hormonlar
Gebelikte hormonal değişiklikler burun mukozasını şişirebilir; tıkanıklık sık görülür ve genellikle doğumdan sonra kendiliğinden geçer. Bu dönemde reçetesiz satılan burun spreyleri dahil hiçbir ilacı hekiminize danışmadan kullanmayın. Bazı kadınlar adet döngüsünün yumurtlama dönemine denk gelen günlerde de burunlarının daha tıkalı olduğunu fark eder.
Kuru hava
Kaloriferli ya da klimalı, kuru odalarda burun içi kurur, salgı koyulaşır ve tıkanıklık hissi artabilir. Havadaki nemin döngünün sıklığını ve şişip inme miktarını da etkileyebildiği bildirilmiştir.
Neler rahatlatır?
Nazal siklus normal bir işlev olduğu için “durdurulması” gerekmez. Amaç, döngüyü belirgin hâle getiren etkenleri azaltmak ve gece daha rahat nefes almaktır:
- Başınızı biraz yüksekte tutun: Bir yastık eklemek ya da yatağın baş tarafını hafifçe yükseltmek, sırtüstü yatınca burun içindeki damar ağının daha çok dolmasını azaltabilir. Boynunuzu öne bükmek yerine üst gövdenizi de hafifçe yükseltmek daha rahat olabilir.
- Uygun tarafa yatın: Burnunuzun bir tarafı yapısal olarak darsa (hangi tarafın dar olduğu muayenede netleşir) dar tarafın üzerine yatın; böylece daha açık olan taraf üstte kalır ve açılma eğilimi gösterir. Aynı tarafta uzun süre kalındığında döngü yeniden değişebileceği için gece içinde taraf değiştirme ihtiyacı duymanız normaldir. Yapısal bir darlık yoksa rahat ettiğiniz pozisyon yeterlidir. Horlamanız varsa sırtüstü yerine yan yatmak genellikle önerilir (horlama ve uyku apnesi).
- Tuzlu su ile burun yıkama: Salgıları ve alerjenleri temizler, burun içini nemlendirir. Yatmadan önce yapılan yıkama gece rahatlatabilir. Hazır solüsyon ya da kaynatılıp soğutulmuş veya steril suyla hazırlanmış solüsyon kullanın.
- Yatak odasının nemine dikkat edin: Çok kuru ortamda nemi ölçülü biçimde artırmak rahatlatabilir; aşırı nem küfe yol açar.
- Yatak odasındaki alerjenleri azaltın: Ev tozu akarı alerjisi varsa yatak ve yastık örtülerini sık yıkamak, yatak odasında halı ve toz tutan eşyaları azaltmak yardımcı olur. Alerjik rinitin tedavisi hekiminizin önerisiyle düzenlenir (alerjik rinit).
- Burun açıcı spreye bel bağlamayın: Bu spreyler yalnızca kısa süreli rahatlama sağlar; düzenli kullanıldığında burun daha çok tıkanabilir (burun spreyi bağımlılığı).
- Tahriş edicilerden uzak durun: Sigara dumanı ve keskin kokular burun mukozasını tahriş ederek tıkanıklığı artırabilir.
Ne zaman değerlendirilmeli?
Yatınca taraf değiştiren, döndüğünüzde açılan tıkanıklık çoğu zaman nazal siklusun ve yatış pozisyonunun beklenen bir sonucudur; bunun için endişe etmenize gerek yoktur. Şu durumlarda muayene olmanız önerilir:
- Hep aynı taraf tıkalıysa: Tıkanıklık pozisyondan ve günün saatinden bağımsız olarak sürekli aynı taraftaysa.
- Uykunuz ve günlük yaşamınız etkileniyorsa: Ağzınız açık uyuyorsanız, sabahları ağız kuruluğuyla uyanıyorsanız ya da tıkanıklık uykunuzu bölüyorsa.
- Horlama ve nefes duraklamaları: Horluyorsanız ya da yakınlarınız uykuda nefesinizin durduğunu fark ettiyse (horlama ve uyku apnesi).
- Burun açıcı spreyi bırakamıyorsanız: Spreysiz uyuyamıyor ya da spreyi giderek daha sık kullanıyorsanız (burun spreyi bağımlılığı).
- Eşlik eden yakınmalar: Burnun yalnızca bir tarafından tekrarlayan kanama ya da kanlı, kötü kokulu akıntı geliyorsa, koku almanız belirgin olarak azaldıysa ya da yüzünüzde ağrı veya şişlik varsa muayeneyi ertelemeyin.
Bu yakınmaların çoğu ciddi bir hastalığa bağlı değildir; muayene, nedenin bilinmesini ve uygun tedavinin seçilmesini kolaylaştırır.
Muayenede neye bakılır?
Değerlendirme ayrıntılı bir öyküyle başlar: tıkanıklığın hangi tarafta olduğu, pozisyonla ve gün içinde değişip değişmediği, ne zamandır sürdüğü, burun açıcı sprey kullanımı, alerji, horlama ve geçirilmiş burun darbeleri sorulur. Ardından burun içi ince bir kamerayla endoskopik olarak incelenir; septum eğriliği, burun etlerinin büyüklüğü, mukozanın görünümü, polip ve sinüzit bulguları değerlendirilir.
Muayene sırasında burun döngüsünün o anki evresi de göz önünde tutulur. O sırada şişmiş olan taraf, yapısal bir darlık yokken de dar görünebilir. Bu yüzden gerekirse burun içindeki şişliği geçici olarak indiren bir uygulamanın ardından burna yeniden bakılır; böylece darlığın ne kadarının geçici şişliğe, ne kadarının septum eğriliği ya da burun etindeki kemik büyümesi gibi yapısal nedenlere bağlı olduğu ayırt edilir.
Tomografi gibi görüntüleme herkese gerekmez; sinüzit ya da polip düşünülüyorsa veya ameliyat planlanıyorsa istenebilir. Alerji düşünülüyorsa alerji testleri yapılabilir.
Yapısal bir neden varsa: septoplasti ve konka küçültme
Nazal siklusun kendisi için yapılan bir ameliyat yoktur; döngü burnun normal bir işlevidir. Cerrahi, döngüyü belirgin hâle getiren ve yakınmalara yol açan yapısal bir sorunu düzeltmeyi amaçlar. Uygun hastada şu seçenekler değerlendirilebilir:
- Septoplasti: Eğri olan kıkırdak ve kemik bölümler düzeltilerek hava yolu açılır. Ameliyat burun içinden yapılır, dışarıdan iz bırakmaz ve burnun dış görünümünü değiştirmez. Bir uzman uzlaşı metninde septoplasti, eğri burun orta bölmesini düzelten bir ameliyat olarak tanımlanır; burun eti büyümesi eşlik ediyorsa konka küçültmeyle birlikte yapılabilir (septum deviasyonu).
- Konka küçültme: Büyümüş burun etinin işlevi korunarak hacmi azaltılır. Mukozadaki büyümede radyofrekans gibi mukozayı koruyan yöntemler, kemik büyümesinin ön planda olduğu durumlarda ise burun etinin kemik bölümüne yönelik küçültme yöntemleri kullanılabilir (konka hipertrofisi).
Bu ameliyatlardan sonra nazal siklus genellikle sürer. Septoplasti öncesi ve sonrası burun hava akımının 24 saat boyunca kaydedildiği bir çalışmada, ameliyattan sonra hastaların burundan nefes almasının kendi değerlendirmelerine göre düzeldiği, döngünün devam ettiği ve iki tarafa daha dengeli dağıldığı görülmüştür. Konka küçültmede de burun etinin işlevini koruyan yöntemler tercih edilir; mukozanın altında ısıyla küçültme yapılan yöntemlerden sonra döngünün ritminin korunduğu, şişip inme miktarının ise azalabildiği bildirilmiştir. Burun etinin büyük bölümünün alınması, döngüyü ve burnun havayı nemlendirme işlevini bozabileceği için tercih edilmez.
Dar taraf açıldığında, döngü sırasında bir taraf şişse de diğer taraf havayı taşıyabildiği için döngü genellikle eskisi kadar fark edilmez. Alerjik rinit gibi eşlik eden durumlar ameliyatla ortadan kalkmaz; varsa tedavileri sürdürülür. Ameliyat kararı yakınmalarınıza ve muayene bulgularına göre birlikte verilir.
Sık sorulan sorular
Nazal siklus normal mi? Evet. Nazal siklus, burun etlerinin gün içinde iki tarafta sırayla şişip inmesidir ve yetişkinlerin büyük bölümünde görülür. Döngüyü otonom sinir sistemi düzenler; bir taraf daralırken diğer taraf açıldığı için toplam hava akımı genellikle pek değişmez ve çoğu kişi bunu fark etmez. Herkeste aynı düzende olmaz; iki tarafın birlikte değiştiği ya da belirgin bir düzen görülmeyen kişiler de vardır. Döngü bir hastalık belirtisi değildir; ancak burnunuzun bir tarafı hep tıkalıysa ya da tıkanıklık uykunuzu etkiliyorsa muayene olmanız önerilir.
Neden gece daha çok fark ediyorum? Bunun birkaç nedeni vardır. Sırtüstü yatınca baş ve boyundaki toplardamarlarda basınç artar ve burun içindeki damar ağı biraz daha dolar; yan yatınca da alttaki taraf tıkanma, üstteki taraf açılma eğilimindedir. Yatarken döngünün şişip inme miktarı artabilir ve uykuda döngü daha uzun sürdüğü için bir taraf daha uzun süre tıkalı kalabilir. Yatak odasının kuru havası tıkanıklık hissini artırabilir; yatakta karşılaşılan ev tozu akarı gibi alerjenler de burnu şişirebilir. Üstelik gündüz dikkatimiz başka şeylerdeyken gece, sessizlikte uykuya dalmaya çalışırken burnumuza daha çok odaklanırız. Döndüğünüzde tıkanıklığın taraf değiştirmesi bu nedenle çoğu zaman normaldir.
Hangi tarafa yatmalıyım? Burnunuzun bir tarafı septum eğriliği gibi yapısal bir nedenle darsa, dar tarafın üzerine yatmak, yani daha açık olan tarafın üstte kalması çoğu zaman nefes almayı rahatlatır; çünkü üstte kalan taraf açılma eğilimindedir. Ters tarafa yattığınızda alttaki açık taraf şişer, üstteki dar taraf da yeterince açılamaz ve burun tamamen tıkanmış gibi hissedilebilir. Aynı tarafta uzun süre kalındığında döngü yeniden değişebileceği için gece içinde taraf değiştirmeniz doğaldır. Belirgin bir darlık yoksa rahat ettiğiniz pozisyon yeterlidir. Horlamanız varsa sırtüstü yerine yan yatmak genellikle önerilir (horlama ve uyku apnesi).
Ameliyat sonrası bu döngü kaybolur mu? Hayır, beklenen bu değildir; ameliyatın amacı döngüyü ortadan kaldırmak değil, yakınmalara yol açan yapısal darlığı düzeltmektir. Septoplasti öncesi ve sonrası döngünün incelendiği bir çalışmada döngünün ameliyattan sonra da sürdüğü ve iki tarafa daha dengeli dağıldığı görülmüştür. Dar taraf açıldığında bir taraf şişse de diğer taraf havayı taşıyabildiği için döngü genellikle eskisi kadar fark edilmez. Ameliyattan sonraki ilk dönemde burun içindeki şişlik ve kabuklanma nedeniyle bir süre tıkanıklık olması ise iyileşmenin beklenen bir parçasıdır; nefes almadaki rahatlama şişlik geriledikçe belirginleşir.
Çocuklarda da olur mu? Burun döngüsü doğumda genellikle yoktur ya da nadirdir; çocukluk döneminde ortaya çıkar ve yaşla birlikte değişir. Çocuklarda döngüler yetişkinlere göre daha kısa olabilir ve bazı çocuklarda iki taraf birlikte şişip iner. Bu nedenle çocuğunuzun burnunun bazen bir tarafının, bazen iki tarafının tıkalı olması tek başına endişe verici değildir. Sürekli burun tıkanıklığı ve ağzı açık uyuma, horlama, uykuda huzursuzluk ya da uzun süren burun akıntısı büyümüş geniz etini düşündürebilir (çocuklarda geniz eti ve bademcik). Burnun yalnızca bir tarafından gelen, kötü kokulu akıntı ise burna kaçmış bir cismi düşündürebilir; bu durumda muayeneyi ertelemeyin.
Burun açıcı sprey çözüm mü? Hayır. Burun açıcı spreyler yalnızca kısa süreli rahatlama sağlar. Nazal siklus normal bir işlev olduğu için ilaçla durdurulması gerekmez. Bu spreyler düzenli kullanıldığında etkileri geçtikçe burun daha çok tıkanabilir ve kişi spreyi giderek daha sık kullanmaya başlayabilir (burun spreyi bağımlılığı). Yatınca tıkanıklık sizi rahatsız ediyorsa başınızı biraz yükseltmek, uygun tarafa yatmak ve tuzlu su ile burun yıkamak gibi basit önlemler rahatlatabilir; tıkanıklık sürüyorsa nedenin muayeneyle belirlenmesi uygun tedavinin seçilmesini kolaylaştırır.
Özet bilgiye dönmek için:
Yatınca burnun taraf değiştirmesi: kısa özetBu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
- Pendolino AL, Lund VJ, Nardello E, Ottaviano G. The nasal cycle: a comprehensive review. Rhinology Online 2018;1:67-76. doi:10.4193/RHINOL/18.021. Makale
- Eccles R. Nasal airflow in health and disease. Acta Otolaryngol 2000;120(5):580-95. PubMed
- Kahana-Zweig R, Geva-Sagiv M, Weissbrod A, et al. Measuring and Characterizing the Human Nasal Cycle. PLoS One 2016;11(10):e0162918. PubMed
- Cole P, Haight JS. Posture and nasal patency. Am Rev Respir Dis 1984;129(3):351-4. PubMed
- Cole P, Haight JS. Posture and the nasal cycle. Ann Otol Rhinol Laryngol 1986;95(3 Pt 1):233-7. PubMed
- Letzel J, Darbinjan A, Hummel T. The nasal cycle before and after nasal septoplasty. Eur Arch Otorhinolaryngol 2022;279(10):4961-4968. PubMed
- Han JK, Stringer SP, Rosenfeld RM, et al. Clinical Consensus Statement: Septoplasty with or without Inferior Turbinate Reduction. Otolaryngol Head Neck Surg 2015;153(5):708-20. PubMed