Nedir?
Boyun, anne karnındaki gelişimin ilk haftalarında birçok yapının yer değiştirmesi ve birleşmesiyle şekillenir. Bu sırada normalde kapanıp kaybolması gereken küçük bir kanal ya da cep bazen tamamen kaybolmaz ya da deriye ait hücreler derinin altında kalabilir. Geride kalan bu kalıntının içi zamanla sıvıyla ya da salgıyla dolarak kiste dönüşebilir. Bu nedenle bu kistlere doğumsal (konjenital) boyun kistleri denir.
Kalıntı doğuştan vardır; ancak kist doğumda çoğu zaman belli değildir ve genellikle çocuklukta ya da genç erişkin yaşta fark edilir. Çoğunlukla ağrısız bir şişlik olarak ortaya çıkar; bazen de bir soğuk algınlığı ya da boğaz enfeksiyonundan sonra şişerek kendini gösterir. Doğumsal boyun kistleri iyi huylu yapılardır. İltihaplanmaya yatkın oldukları ve ilaçla kaybolmadıkları için tedavileri genellikle cerrahidir.
Türleri
- Tiroglossal kanal kisti: Boyunda en sık görülen doğumsal kisttir. Tiroid bezi anne karnında dil kökünde oluşur ve boynun alt kısmındaki yerine inerken arkasında ince bir kanal bırakır. Bu kanal kapanmazsa boynun ön ortasında, çoğunlukla gırtlağın üstündeki dil kemiği (hiyoid kemik) hizasında ya da hemen altında bir kist oluşur. Kist, kanal kalıntısı aracılığıyla dil kemiğine ve dil köküne bağlı olduğu için yutkunurken ve dil dışarı çıkarıldığında çoğunlukla yukarı doğru hareket eder.
- Brankial yarık kisti, sinüsü ve fistülü: Yüz ve boynun gelişiminde rol oynayan brankial (faringeal) yayların arasındaki yarık ve ceplerin kalıntısıdır. Çoğunlukla boynun yan tarafında, kulak arkasından göğüs kemiğine doğru uzanan büyük boyun kasının (sternokleidomastoid kas) ön kenarında yer alır. En sık ikinci brankial yarığın kalıntısı görülür. Kalıntı kapalı bir kese ise kist, yalnızca bir uca (çoğunlukla deriye) açılan kör bir yolsa sinüs, hem deriye hem boğazın içine açılıyorsa fistül olarak adlandırılır.
- Dermoid kist: İçinde deriye ait hücreler bulunan, genellikle çene altında ve orta hatta yerleşen, yavaş büyüyen bir kisttir. Tiroglossal kistten farklı olarak dil hareketleriyle genellikle yer değiştirmez.
Belirtileri
Sık görülen bulgular şunlardır:
- Ağrısız şişlik: Boynun ortasında ya da yanında yumuşak, yuvarlak ve çoğunlukla ağrısız bir şişlik.
- Enfeksiyonla büyüme: Soğuk algınlığı ya da boğaz enfeksiyonu sırasında şişliğin büyümesi, enfeksiyon geçince küçülmesi.
- İltihaplanma: Kist iltihaplandığında kızarıklık, ağrı, hassasiyet ve bazen ateş görülür; iltihaplı kist kendiliğinden deriye açılabilir.
- Akıntı yapan küçük delik: Brankial sinüs ya da fistülde boyun derisinde, çoğunlukla doğuştan var olan iğne ucu büyüklüğünde bir delikten zaman zaman berrak ya da koyu bir sıvı gelir.
- Yutkunurken hareket: Tiroglossal kanal kisti yutkunurken ve dil dışarı çıkarıldığında çoğunlukla yukarı doğru hareket eder.
- Dolgunluk hissi: Büyük kistler boyunda dolgunluk ya da yutkunurken hafif takılma hissi yapabilir.
Muayene ve tanı
Değerlendirme şişliğin ne zamandır var olduğu, boyutunun değişip değişmediği, daha önce iltihaplanıp iltihaplanmadığı ve akıntı yapıp yapmadığı sorularak başlar. Muayenede kistin yeri, kıvamı ve yutkunma ile dil hareketlerine eşlik edip etmediği değerlendirilir; ağız ve boğaz incelenir, gerekirse geniz ve gırtlak ince bir kamerayla endoskopik olarak gözden geçirilir.
Çocuklarda ve boynun ortasındaki şişliklerde görüntülemede ilk tercih boyun ultrasonografisidir. Ultrason kistin yapısını ve çevresiyle ilişkisini gösterir; tiroglossal kistte ameliyattan önce tiroid bezinin normal yerinde olduğu da ultrasonla doğrulanır (guatr ve tiroid hastalıkları). Gerekirse MR ya da tomografi (BT) istenebilir; erişkinde boynun yanındaki kistik şişliklerde bu tetkikler ultrasona ek olarak daha sık kullanılır. Erişkinlerde boynun yanında yeni fark edilen kistik bir şişlik, içi sıvı dolu görünebilen bir lenf nodundan ayırt edilmek üzere dikkatle değerlendirilir; bunun için gerekirse ultrason eşliğinde ince iğne biyopsisi yapılır (boyundaki lenf nodları).
Tedavi
Doğumsal kistler ilaçla kaybolmaz. İlaç tedavisi yalnızca kist iltihaplandığında enfeksiyonu kontrol altına almak için kullanılır; hangi ilacın nasıl kullanılacağına hekiminiz karar verir. Kistin içindeki sıvıyı iğneyle boşaltmak da şişliği yalnızca geçici olarak azaltır; kistin duvarı yerinde kaldığı için kist genellikle yeniden dolar.
- Önce enfeksiyon: Kist iltihaplıysa önce enfeksiyon tedavi edilir; apse oluşmuşsa iğneyle ya da küçük bir kesiyle boşaltma gerekebilir. Ameliyat, iltihap geçip doku sakinleştikten sonra planlanır.
- Tiroglossal kanal kistinde Sistrunk ameliyatı: Kist, dil kemiğinin orta kısmı ve dil köküne doğru uzanan kanal kalıntısıyla birlikte çıkarılır. Kanal dil kemiğiyle yakın komşuluk içinde, çoğunlukla önünden, bazen de içinden ya da arkasından geçtiği için yalnızca kistin çıkarılması kistin yeniden oluşma olasılığını artırır; dil kemiğinin orta kısmının da alınmasıyla bu olasılık belirgin olarak azalır.
- Brankial yarık anomalilerinde: Kist ve varsa sinüs ya da fistül yolu bütünüyle çıkarılır. Uzun fistül yollarında boyunda iki küçük kesi gerekebilir.
- Dermoid kistte: Kist çevre dokulardan ayrılarak bütün olarak çıkarılır.
Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Kesi, iz daha az belli olsun diye boyundaki doğal deri çizgilerinden birine yerleştirilir. Ameliyat bölgesinde birikebilecek kan ve sıvının boşalması için ince bir dren konabilir. Hastanede kalış süresi genellikle kısadır. Çıkarılan doku patolojik incelemeye gönderilir.
Günlük yaşamda nelere dikkat edilmeli?
- Kisti sıkmayın: Şişliği sıkmak ya da kendiniz boşaltmaya çalışmak iltihaplanmaya yol açabilir.
- Değişiklikleri not edin: Şişliğin hangi dönemlerde büyüyüp küçüldüğünü not etmek, mümkünse fotoğraflamak muayenede yol gösterir.
- Akıntı yapan deliği temiz tutun: Sinüs ya da fistül ağzını su ve sabunla nazikçe temizleyin; deliğe bir şey sokmayın ve sıkmayın.
- Enfeksiyon dönemlerine dikkat edin: Soğuk algınlığı ya da boğaz enfeksiyonu sırasında şişlik büyür, kızarır ya da ağrılı hâle gelirse muayeneyi ertelemeyin.
- Ameliyattan sonra: Yara bakımı, banyo ve günlük aktivitelere dönüşle ilgili size verilen önerilere uyun; yara bölgesini ilk aylarda güneşten korumak izin daha iyi solmasına yardımcı olur.
Ne zaman başvurmalı?
Boyunda iki haftadan uzun süren ya da tekrar tekrar şişip inen bir şişlik, boyun derisinde akıntı yapan küçük bir delik ya da yutkunurken hareket eden bir şişlik fark ettiyseniz bir KBB uzmanına başvurmanız önerilir. Şişlik kızarıp ağrılı hâle geliyor, hızla büyüyor, yutkunmayı zorlaştırıyor ya da ateş eşlik ediyorsa muayeneyi ertelemeyin. Erişkin yaşta boynun yanında ilk kez fark edilen bir şişlik de kendiliğinden küçülmesi beklenmeden değerlendirilmelidir. Doğumsal boyun kistleri iyi huylu yapılardır; doğru tanı ve uygun zamanda yapılan cerrahi, tekrarlayan iltihaplanmaların önlenmesine yardımcı olur.
Bu konuda daha ayrıntılı bilgi mi istiyorsunuz?
Detaylı yazıyı okuBu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
- Acierno SP, Waldhausen JH. Congenital cervical cysts, sinuses and fistulae. Otolaryngol Clin North Am 2007;40(1):161-176. PubMed
- Gioacchini FM, Alicandri-Ciufelli M, Kaleci S, et al. Clinical presentation and treatment outcomes of thyroglossal duct cysts: a systematic review. Int J Oral Maxillofac Surg 2015;44(1):119-126. PubMed
- Rohof D, Honings J, Theunisse HJ, et al. Recurrences after thyroglossal duct cyst surgery: Results in 207 consecutive cases and review of the literature. Head Neck 2015;37(12):1699-1704. PubMed
- Ahuja AT, Wong KT, King AD, Yuen EH. Imaging for thyroglossal duct cyst: the bare essentials. Clin Radiol 2005;60(2):141-148. PubMed
- Adams A, Mankad K, Offiah C, Childs L. Branchial cleft anomalies: a pictorial review of embryological development and spectrum of imaging findings. Insights Imaging 2016;7(1):69-76. PubMed
- Pynnonen MA, Gillespie MB, Roman B, et al. Clinical Practice Guideline: Evaluation of the Neck Mass in Adults. Otolaryngol Head Neck Surg 2017;157(2_suppl):S1-S30. PubMed